Türkçe mIRC`imizi İndirmek İçin Aşağıdaki Link`e Tıklayınız.

>>>  Türkçe mIRC İNDİR  <<<

 

Sağlık Personeli Yarın Aşılanacak

Sağlık Bakanlığı, sağlık personelinin, 2 Kasım pazartesi gününden itibaren Domuz Gribine karşı aşılanmalarına başlanacağını duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, sağlık personelinin yarından itibaren aşılanmaya başlanacağı belirtildi. Açıklamada, medya organlarının, aşılamayla ilgili görüntü ve fotoğrafları bakanlıktan temin edebilecekleri belirtildi.


Asgari Ücretin 2010′da Yüzde 6 Artırılması Öngörülüyor

2010 Yılı Yatırım Programına Göre, Asgari Ücretin 2010 Yılı Ocak ve Temmuz Aylarında Yüzde 3 Oranında, Emekli Aylıklarının İse Ocak ve Temmuz Aylarında Önceki Altı Aylık Enflasyon Tahminine Göre Sırasıyla Yüzde 4 ve Yüzde 2.4 Oranlarında Artırılması Öngörülüyor.

Asgari ücretin 2010 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 3 oranında, emekli aylıklarının ise Ocak ve Temmuz aylarında önceki altı aylık enflasyon tahminine göre sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 2.4 oranlarında artırılması öngörülüyor.
2010 Yılı Yatırım Programı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, çeşitli gelir ve harcama tedbirlerini içeren destek paketlerinin bütçeye maliyetinin, GSYH’ya oran olarak 2010 yıllı için yüzde 1.6 civarında olacağı tahmin ediliyor. 2009 yılında yüzde 6 oranında daralması beklenen GSYH’nin, 2010 yılında yüzde 3.5 oranında artması hedefleniyor. Önümüzdeki yıl tarımın katma değerinin yüzde 3, sanayinin yüzde 4.4, hizmetler sektörünün ise yüzde 3.3 artması bekleniyor. 2010 yılında, öngörülen büyüme ve yatırım artışlarına bağlı olarak istihdamın yaklaşık 308 bin kişi artması, işsizlik oranının ise yüzde 14.6 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Toplam yurtiçi talebin reel olarak yüzde 3.8 oranında artması hedeflenirken, net mal ve hizmet ihracatının GSYH büyümesine katkısının negatif 0.4 puan olması sonucunda GSYH’nın yüzde 3.5 büyümesi bekleniyor.
-ÖZEL KESİM TÜKETİMİNİN YÜZDE 2.5, KAMU’NUN YÜZDE 2.4 ARTMASI BEKLENİYOR-

Aynı dönemde özel kesim tüketim harcamalarında yüzde 2.5, kamu kesimi tüketim harcamalarında ise yüzde 2.4′lük artış olacağı öngörülüyor. Bu dönemde, özel kesim sabit sermaye yatırımları yüzde 7 artarken, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 10.3 artması bekleniyor. 2010 yılında GSYH büyümesine, özel tüketimin 1.8 puan, kamu tüketiminin 0.2 puan, özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 1.2 puan, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının ise 0.5 puan katkı yapması hedefleniyor. Stok değişiminin GSYH büyümesine katkısının ise pozitif 0.2 puan olacağı tahmin ediliyor. Kamu harcanabilir gelirinin GSYH’ya oranının 2010 yılında, bir önceki yıla göre 1.2 puan artarak yüzde 9.9 olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Aynı dönemde kamu yatırımlarının GSYH’ya oranı aynı kalırken, kamu tasarruflarının GSYH içindeki payının bir miktar iyileşerek negatif yüzde 2.6′dan negatif yüzde 1.3′e çıkması neticesinde kamu tasarruf yatırım farkının GSYH’ya oranının 2010 yılında negatif yüzde 5.6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.


Senaryoyu Okurken Gülmeye Başlıyorlarmış

‘1 Kadın 1 Erkek! Dizisinin Oyuncuları, Çekim Aşamasında Çok Eğlendiklerini Söylediler.
Hülya Avşar’ın Habertürk’teki Programına Konuk Olan Emre Karayel ve Demet Evgar, Evli Bir Çifti Oynadıkları Dizinin Kamera Arkasında da Çok Eğlendiklerini Anlattılar.

Emre Karayel, Bazen Senaryoyu Aldığında Evinde Okurken Bile Demet Evgar’ın Tepkilerinin Aklına Geldiğini ve Çok Güldüğünü Söyledi.

“Ben Evde Okurken Bazen Demet’in Yapabileceklerini Düşünüp Gerçekten Gülme Krizine Girdiğimi Biliyorum” Diyen Emre Karayel, Zaman Zaman Çok Güleceklerini Hissettikleri Sahneleri Yönetmenden Rica Edip En Sona Attıklarını, Çünkü Gülmekten Kalan Sahneleri Çekemeyecek Durumlara Gelebildiklerini Anlattı.

Dizideki Doğallıklarıyla da Çok Konuşulan Oyuncular Doğal Olmak Adına Özel Bir Çaba Sarfetmediklerini Belirttiler. Emre Karayel, “Özel Doğallık Seansları Yapmıyoruz. İyi Bir Uyumumuz Var Karşılıklı ve Prova Yapıp Oynuyoruz” Dedi.

Demet Evgar İse Zeynep Karakterinden Çok Şey Öğrendiğini Ama Onun Kadar Kıskanç Bir İnsan Olmadığını Söyledi. Evgar, Karakteri Çıkarırken, Bugüne Kadar Gözlemlediği Tüm Kadınları Baz Aldığını da Sözlerine Ekledi.

Evgar, Zaman Zaman “Şu Hareketi Yapmayalım, Yapınca Çok Gülüyoruz” Şeklinde Birbirlerini Uyardıklarını, Bazen de Yarım Saate Varan Gülme Krizlerine Girip Zor Durumda Kaldıklarını İfade Ettiler.


İstanbul’u Dünyaya Anlatacaklar

Anadolu Ateşi, Yabancı Kültürlerin Gözünden İstanbul’a Farklı Bir Bakış Sunan Proje ile Sahneye Çıkacak.

Genel Sanat Yönetmenliği’ni Mustafa Erdoğan’ın Üstlendiği, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun Sahneleyeceği ‘İstanbul Dreams’ Projesi, Tüm Dünyaya İstanbul’u Anlatacak.

Ntv’de Yekta Kopan’ın Sunduğu ‘Gece Gündüz’ Programına Konuşan Mustafa Erdoğan, “Amacımız Güncel İstanbul’dan Hareketle, Çok Renkli İstanbul’u Anlatmak. Yaşadığı Görkemli Tarihi, Acılı Tarafları da Dahil Olmak Üzere Bütün İnsanlarla Paylaşacak, İstanbul’u Kültür Sanat Açısından da Dünyanın Caziplerinden Birine Dönüştürme Sürecine Katkıda Bulunacak Bir Proje Olmasını İstiyoruz” Diye Konuştu.

Erdoğan, Yabancı Gözlemcilerden de Faydalanılacak Gösteri İçin Türkiye’den de Yahya Kemal ve Orhan Pamuk’un İstanbul’a Bakışlarının ve Yorumlarının Yansıtılacağını Belirtti.

Yedi Ayrı Gezginin Gözünden Yarı Gerçek Yarı Düşsel Bir İstanbul Tablosu Çizmeyi Hedefleyen Projenin Premier’i Ekim 2010′da Yapılacak.


Okan Bayülgen: Demet Şener Ördeğe Benziyor

Yüzüne ektirme biçtirme yapan kadınların sonu felaket olacak.

Kanal D’deki ‘Medya Kralı’ programında Ebru Şallı’nın gazetelerde yer alan şişman kadınların güzel olmadığıyla ilgili bir beyanatını okuyan Okan Bayülgen, “Bir kere Ebru Şallı kesinlikle güzel bir kadın değildir” dedi.Şallı’nın yüzüne yaptırdığı müdahaleler nedeniyle güzelliğinden çok şey kaybettiğini ifade eden Okan Bayülgen, “Suratına bu kadar ektirme, biçtirme yapan bir insan güzel değildir. Hele yaşlılığı facia olacak” diye konuştu.

Serpil Çakmaklı’ya benzediler…

Botoks gibi bir takım müdahaleler sonucunda kadınların aynı yüz ifadesine sahip olduğunu ve tıpkı bir kedi kadın gibi göründüklerini vurgulayan Okan Bayülgen, “Bir kadın var. Türkiye’nin bir güzel kadını var. Serpil Çakmaklı, güzel bir kadındı. Dünyada ve Türkiye’de botoks, hotoks, emdirme, kaptırma… bütün suratına yapılan herşeyden sonra, dikkatli bakınız kadınların hepsi ve adamların hepsi, adamlar da dahil, yerli yabancı herkes, Serpil Çakmaklı’ya dönüşüyor… Nichole Kidman bile Serpil Çakmaklı’ya dönüşüyor” açıklamasını yaptı.

Bayülgen, Ebru Şallı ve Demet Şener’in, Türkiye’nin iki güzel kızı olduklarını ancak yüzlerine yaptırdıkları müdahaleler sonucunda güzelliklerinden kaybettiklerine vurgu yaptı.

Demet Şener ördek gibi…

Okan Bayülgen, Demet Şener’in bir süre önce bir dergide yayınlanan röportajındaki fotoğrafa işaret ederek “Ördeğe dönmüş. Ördek olmuş! Çünkü bu dudakları böyle yapınca, bütün bu kadınların hepsi ördeğe dönüşüyor. Vak Vak amca gibi çıkıyorlar hepsi. Hepsi ördeğe dönüşüyor. Olacak iş değil” şeklinde konuştu.

Ebru Şallı kesinlikle güzel bir kadın değil…

Ebru Şallı’nın yeni çıkardığı Pilates DVD’siyle ilgili olarak medyaya verdiği demeçte kadınların zenci poposuna olacağı açıklamasına gönderme yapan Okan Bayülgen, “Nasıl sen şimdi, yüzün bitti de kadınların poposu mu kaldı? Ayrıca da bunu Ebru Şallı’nın suratına da söylediğim için sorun yok” dedi.

Bayülgen, “Onlar benim arkadaşım. Ben burada fikrimi söylüyorum. Ebru Şallı’nın suratına da söyledim. Ayrıca da severim çok tatlı kızdır ama bu doğru değil yaptığı. Nasıl ya? Bizim bir şey söyleme hakkımız yok mu?” ifadesini kullanarak bunun kişilik haklarına bir müdahale olmadığının altını çizdi. Bayülgen, “Niye? Bu benim kendimi topluma açmam dolayısıyla ben eleştirilmeyi haketmiş oluyorum” diyerek Ebru Şallı ve Demet Şener gibi, kendilerini medyaya açan insanların da kritike edilmelerinin normal olduğunu vurguladı.

Burcu Esmersoy’mu güzel…

Bu arada geçen hafta Burcu Esmersoy’u güzel bulmadığıyla ilgili sözlerini medyada tartışılmasına da atıfta bulunan Okan Bayülgen, “Burcu Esmersoy’un yüzüne de o şakaları yapıyorum. NTV’deyken yapıyordum. Kız makyaja geliyor, ben orada programa gireceğim, makyaj odasında oturuyorum. ‘Aman’ diyorum ‘Bu mu ya güzel kız, bunun neresi güzel’ diyorum. Fakat ortalık dağıldı arkadaş!” şeklinde konuştu.

TelevizyonGazetesi


Michael Jackson Türkiye’den Çok Etkilenmişti

Geçtiğimiz haziran ayında ani ölümüyle dünyayı şoke eden Michael Jackson’ın son görüntülerinden oluşan “This Is It” filmi 29 Ekim’de vizyona girecek.

TRAVIS PAYNE - TÜRKİYE’Yİ ANLATMAKLA BİTİREMİYORDU

Madonna, Sting, Janet Jackson, Britney Spears gibi mega starlarla dans eden dansçı ve koreograf Travis Payne, çocuk denecek yaşlarda çalışmaya başlamış Michael Jackson’la… Bu iş ortaklığı zamanla dostluğa dönüşmüş. Ve MJ’in son günlerinde yanında olanlardan biri de Payne’miş…

* Son günlerinde MJ ile prova yaptınız. Provalar sırasında nasıl bir MJ vardı?

- Çok iyiydi. Sahnelere dönüşü muhteşem olsun istiyordu. şu zayıflık meselesi de çok şaçma! Biz dansçılar, zaten dans edebilmek için belli bir kiloda olmak zorundayız. MJ, o dansları yapabilmek için hep aynı kiloyu korudu.

* Peki, psikolojisi nasıldı?

- Sahnelere döneceği için heyecanlıy-dı. Her şey mükemmel olsun istiyordu.

* “This Is It” filmini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- İnanılmaz! Michael Jackson görse, gurur duyardı.

* Nasıl bir insandı?

- Her şeyden önce barış adamıydı. ınsanları çok seviyordu. Dünyada iklim değişikliğini şarkılara ilk döken de odur. ınsanlığa çok mesajlar vermiştir. Basın onu biraz da bu yönleriyle değerlendirsin.

* Yıllar önce onunla Türkiye’ye gelmiştiniz… Türkiye izlenimleriniz nasıldı?

- Türkiye’ye ve Türk insanına bayıldık. Özellikle de Michael… Türkiye onu çok etkilemişti. Amerika’ya döndüğümüzde bile çevresine bu ülkeyi anlata anlata bitiremiyordu. Michael’den sonra, bir Türk sanatçıyla çalışmak için tekrar İstanbul’a geldim.

* Kimle çalıştınız?

- Tarkan’la… Aslında, vakit bulunca tatil için Türkiye’ye gelmek istiyorum. Keşke Michael’la tekrar gelebilseydik.

* Türkiye’deki MJ hayranlarına bir mesajınız var mı?

- Umarım, filmi beğenirler ve efsaneyi birlikte yaşatırız.

KENNY ORTEGA - BU FİLM HAYATININ BAŞYAPITI ODU

Kenny Ortega, Michael Jackson’ın 20 yıllık arkadaşıydı… Hem konserlerinin direktörlüğü yapmış hem de ona en yakın insanlardan biri olmuştu. ışte onun Michael Jackson’ın son günleri…

* Michael Jackson “This Is It” provalarında çok mu zayıflamıştı?

- Alakası yok, o her zaman inceydi. Böylesine mükemmel dans eden bir sanatçı herhalde benim kilomda olamaz! Provalardaki kilosu da ideal kilosuydu.

* Provalarda sağlığında ya da psikolojisinde bir farklılık gözlemlediniz mi?

- MJ, gerçekten “This Is It” (ışte Budur) dedirtecek bir şova hazırlanıyordu. Çok dinamikti. Daha olgun, daha iyi dans eden bir Michael vardı sahnede. Psikolojisine gelince… Evet, heyecanlıydı ama hepimiz öyleydik. Yani “50 yaşında bir adamdı, kendini çok yordu” yorumlarına katılmıyorum. O, zaten yaşının adamı değildi ki…

* “This Is It” filmi, MJ hayranları için bir hediye mi yoksa -yanlış anlaşılmasın ama- bir strateji mi?

- MJ hayattayken bir efsaneydi, ölümünden sonra bu efsane daha da büyüdü. Ölümünden sonra, o son görüntülerin ne kadar etkileyici olduğunu fark ettik. Seyretmeye doyulmuyor. Sorunun cevabı, hem MJ hayranlarına bir hediye vermek hem de MJ efsanesini sahnede ve beyazperdede anmak…

* Yaşasaydı, ortaya çıkan filmi nasıl değerlendirirdi sizce?

- Filmin yapım aşamasında çok duygusal anlar yaşadık. Michael Jackson’ın büyüklüğünü, yaydığı elektriği bir kez daha gördük. Ve bu son görüntüleri, hayatının başyapıtı oldu. Eğer bu filmi görseydi, eminim çok beğenirdi. Ve arkadaş-larının ona nasıl sahip çıktığını görüp çocuklar gibi sevinirdi.

Ayşegül Ekinci - Hürriyet


Arda Turan’ın Performansını Düşürdüğü İddia Edildi !

Galatasaray’ın kaptanı Arda Turan’ın, sunucu Saba Tümer’le aşk yaşadığı için performansının düştüğü öne sürüldü.

Saba Tümer’in iddialara yanıtı ise esprili oldu: “Hasta Galatasaray’lıyım, öyle bir gücüm olsa, Arda’yı değil Alex’i seçerdim.”

3-1 Fenerbahçe yenilgisine, Galatasaray’ın kaptanı Arda Turan’ın aşk hayatı yüzünden yaşadığı form düşüklüğünün neden olduğu ileri sürüldü. Kulislerde,
Turan’ın ünlü sunucu Saba Tümer ile birlikte olduğu, bu ilişki yüzünden de performansının düştüğü söylentisi dolaşmaya başladı. Genç futbolcuyla aşk
yaşadığı söylenen ‘Bayan kahkaha’ lakaplı Saba Tümer ise, iddialara esprili bir yanıt verdi. Koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu belirten Tümer,
“Gerçekten bıktım bu dedikodulardan. Ben çok koyu bir Galatasaray’lıyım. Performans düşürecek gücüm olsaydı, o maçın sonucu çok farklı olurdu. Arda’yı değil Alex’i tercih ederdim, sonra da Galatasaray maçı 10-0 alırdı! Bu yazılanlara artık neremle güleceğimi bilmiyorum. Bu haberlere bırakın gülmeyi, anırıyorum artık!” dedi.

Arda sevdiğim bir arkadaşım

Arda Turan’la arkadaş olduklarını belirten Saba Tümer, sözlerine şöyle devam etti: “Arda çok sevdiğim bir arkadaşım ve maalesef aramızda aşk meşk yok. Bu
benim kaderim midir nedir, bilemiyorum. Programıma gelen tüm konuklarla aşk yaşadığım söyleniyor. Konuk listesini vereyim de haftalık yazsınlar bu aşkları. Ne kadınmışım ben yahu!” Ünlü sunucu, çıkan haberlerden sonra Arda Turan’ı aradığını ancak ulaşamadığını da söyledi: “Bu aşk söylentileri nedeniyle kendisini aradım ama antrenmandaydı sanırım, telefonu açmadı. Kendisini canlı yayına alıp, gerçek durumu bir de ona soracağız.”


Selda Bağcan Bir Konuştu

Selda Bağcan: Bunlar para kazanınca Türk, parasız kalınca Kürt olurlar!

Ünlü sanatçı Selda Bağcan bazı sanatçıların Kürtçe şarkı söyleme yarışını sert sözlerle eleştirerek tepkisini ortaya koydu.

Radikal yazarı Ali Özünger, Selda Bağcan’ın konuşmasını köşesinden aktarıyor..

İki gün önce CNNTürk’te Saba Tümer programında sanat dünyamızın yüzük taşlarından bir ismi, Selda Bağcan’ı konuk etti. Bağcan’la aynı lisede Ankara Kurtuluş Lisesi- aynı sınıfta okudum. Ve onun İspanyolca şarkılar söylediği günlerden itibaren sadık bir dinleyicisi oldum. 70′lerin tablosunda farklı düşünce ve endişelerle hareket etmiş olmama gelince, bunu da hiçbir zaman hayranı olmaya engel görmedim. Zira Bağcan’ın sadece Türkiye için değil tüm müzik dünyası için önemli bir sanatçı olduğuna inandım.

PARA KAZANINCA TÜRK PARASIZ KALINCA KÜRT

Programda kimin ne kadar dikkatini çekti bilemem, ama günümüzün ‘Açılım’ tartışmaları, Kürtçe şarkı söyleme yarışı, Kürt olduklarını açıklama furyasına katılan sanatçılarla ilgili bir değerlendirme yaptı Bağcan. Bunların fazla para kazanmaya başlayınca Türk, parasız kalınca Kürt olduklarını hatırlamalarındaki traji/komik hale değindi. Özal zamanında Kürtçe yasağının kalkmasına rağmen o zaman Kürt olduklarını akıllarına getirmeyip şimdi akıntıya ağız uyduranlardı sözlerinin muhatabı kuşkusuz. Bağcan, yasağın kalkmasından sonra Kürtçe şarkı söyleyen tek sanatçıydı.

MEM U ZÎN’İN GALASINA KATILMAYA KORKMUŞLARDI

Bağcan’ın sözünü ettiği Özal’lı yıllarda şimdi Radikal yazarları arasında olan dönemin Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in Bence en başarılı kültür bakanlarından biridir- danışmanıydım. Ve o günlerde muhtemelen işletme belgesi verilmeyeceği, daha ötesi yasaklanacağı düşünülerek çekilmiş olan sinema filmi ‘Mem u Zin’e benim de katkımla işletme izni çıktı. Film vizyona girdiğinde galasına katılmaktan korkmaları bir yana, en sert tepkinin Kürt kökenli sanatçılardan geldiğinin ‘Böylesi kışkırtıcı çıkışlar yüzünden sanat dünyasında yer tutmaya çalışan Kürtlerin hedef haline geleceği’ yorumlarının tanığıyım